Tahrîm Suresi Oku

Tahrîm Suresi'ni mushaf, meal, okunuş ve tefsir görünümleriyle okuyun.

Sure No66
Ayet Sayısı12
Nüzul · SayfaMedine · 560

Medine döneminde inmiştir. 12 âyettir. Sûre, adını Hz. Peygamber’in, helâlolan bir şeyi kendisine haram kıldığından söz eden ve “Tahrîm Âyeti” diye adlandırılan birinci âyetten almıştır. Tahrîm, haram kılmak demektir. Sûrede başlıca, Hz. Peygamber’in eşleriyle olan bazı münasebetleri ile, mutlu bir aile yuvasının oluşturulmasının temel prensipleri konu edilmektedir.

Tahrîm Suresi'ni yukarıdaki okuyucuda mushaf hattıyla okuyun; "Görünüm"den meal, okunuş ya da tefsirli görünüme geçin, "Ayarlar"dan tema ve yazı boyutunu seçin. Kaldığınız ayet tarayıcınızda saklanır. Kulaklık düğmesi sûreyi seçtiğiniz hafızla okutur; ayrıca Tahrîm Suresi Dinle ve Tahrîm Suresi Meali Dinle sayfaları var.

Tahrîm Suresi Arapça Metni ve Meali

Diyanet İşleri Başkanlığı meali. Ayete tıklayarak Arapçası, okunuşu, üç meali ve tefsiriyle ayet sayfasını açın.

  1. 1

    یَٓا اَیُّهَا النَّبِیُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكَۚ تَبْتَغٖی مَرْضَاتَ اَزْوَاجِكَؕ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحٖیمٌ ۝١

    Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. 2

    قَدْ فَرَضَ اللّٰهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ اَیْمَانِكُمْۚ وَاللّٰهُ مَوْلٰیكُمْۚ وَهُوَ الْعَلٖیمُ الْحَكٖیمُ ۝٢

    Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. 3

    وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِیُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِهٖ حَدٖیثًاۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِهٖ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَیْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِهٖ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاؕ قَالَ نَبَّاَنِیَ الْعَلٖیمُ الْخَبٖیرُ ۝٣

    Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.

  4. 4

    اِنْ تَتُوبَٓا اِلَى اللّٰهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَاۚ وَاِنْ تَظَاهَرَا عَلَیْهِ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ مَوْلٰیهُ وَجِبْرٖیلُ وَصَالِحُ الْمُؤْمِنٖینَۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذٰلِكَ ظَهٖیرٌ ۝٤

    (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.

  5. 5

    عَسٰى رَبُّهُٓ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ یُبْدِلَهُٓ اَزْوَاجًا خَیْرًا مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَٓائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَٓائِحَاتٍ ثَیِّبَاتٍ وَاَبْكَارًا ۝٥

    Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

  6. 6

    یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْلٖیكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَیْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا یَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَیَفْعَلُونَ مَا یُؤْمَرُونَ ۝٦

    Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.

  7. 7

    یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ كَفَرُوا لَا تَعْتَذِرُوا الْیَوْمَؕ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَࣖ ۝٧

    Ey inkar edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.

  8. 8

    یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًاؕ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ یُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَیِّــَٔاتِكُمْ وَیُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ یَوْمَ لَا یُخْزِی اللّٰهُ النَّبِیَّ وَالَّذٖینَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ یَسْعٰى بَیْنَ اَیْدٖیهِمْ وَبِاَیْمَانِهِمْ یَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ ۝٨

    Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Belki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter ve peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. "Ey Rabbimiz! nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter" derler.

  9. 9

    یَٓا اَیُّهَا النَّبِیُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقٖینَ وَاغْلُظْ عَلَیْهِمْؕ وَمَاْوٰیهُمْ جَهَنَّمُؕ وَبِئْسَ الْمَصٖیرُ ۝٩

    Ey Peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

  10. 10

    ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذٖینَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍؕ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَیْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَیْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ یُغْنِیَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَیْـًٔا وَقٖیلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِلٖینَ ۝١٠

    Allah, inkar edenlere, Nûh'un karısı ile Lût'un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikahları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah'ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, "Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!" denildi.

  11. 11

    وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا لِلَّذٖینَ اٰمَنُوا امْرَاَتَ فِرْعَوْنَۘ اِذْ قَالَتْ رَبِّ ابْنِ لٖی عِنْدَكَ بَیْتًا فِی الْجَنَّةِ وَنَجِّنٖی مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهٖ وَنَجِّنٖی مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمٖینَۙ ۝١١

    Allah, iman edenlere ise, Firavun'un karısını örnek gösterdi. Hani o, "Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun'dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!" demişti.

  12. 12

    وَمَرْیَمَ ابْنَتَ عِمْرٰنَ الَّتٖٓی اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فٖیهِ مِنْ رُوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَاتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهٖ وَكَانَتْ مِنَ الْقَانِتٖینَ ۝١٢

    Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem'i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi.

Ayet Ayet

Tahrîm Suresi'ni uygulamada okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir