Kıyâmet Suresi Oku

Kıyâmet Suresi'ni mushaf, meal, okunuş ve tefsir görünümleriyle okuyun.

Sure No75
Ayet Sayısı40
Nüzul · SayfaMekke · 577

Mekke döneminde inmiştir. 40 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “el-Kıyâme”kelimesinden almıştır. Sûrede başlıca, öldükten sonra dirilme ve ceza, ölümsırasında insanın durumu ve kâfirlerin ahirette karşılaşacağı zorluklar konuedilmektedir

Kıyâmet Suresi'ni yukarıdaki okuyucuda mushaf hattıyla okuyun; "Görünüm"den meal, okunuş ya da tefsirli görünüme geçin, "Ayarlar"dan tema ve yazı boyutunu seçin. Kaldığınız ayet tarayıcınızda saklanır. Kulaklık düğmesi sûreyi seçtiğiniz hafızla okutur; ayrıca Kıyâmet Suresi Dinle ve Kıyâmet Suresi Meali Dinle sayfaları var.

Kıyâmet Suresi Arapça Metni ve Meali

Diyanet İşleri Başkanlığı meali. Ayete tıklayarak Arapçası, okunuşu, üç meali ve tefsiriyle ayet sayfasını açın.

  1. 1

    لَٓا اُقْسِمُ بِیَوْمِ الْقِیٰمَةِۙ ۝١

    Kıyamet gününe yemin ederim.

  2. 2

    وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ ۝٢

    (Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).

  3. 3

    اَیَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُؕ ۝٣

    İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?

  4. 4

    بَلٰى قَادِرٖینَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّیَ بَنَانَهُ ۝٤

    Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.

  5. 5

    بَلْ یُرٖیدُ الْاِنْسَانُ لِیَفْجُرَ اَمَامَهُۚ ۝٥

    Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.

  6. 6

    یَسْـَٔلُ اَیَّانَ یَوْمُ الْقِیٰمَةِؕ ۝٦

    "O kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.

  7. 7

    فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ ۝٧

    Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir. (7-10)

  8. 8

    وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ ۝٨

    Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir. (7-10)

  9. 9

    وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ ۝٩

    Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir. (7-10)

  10. 10

    یَقُولُ الْاِنْسَانُ یَوْمَئِذٍ اَیْنَ الْمَفَرُّۚ ۝١٠

    Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir. (7-10)

  11. 11

    كَلَّا لَا وَزَرَۚ ۝١١

    Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.

  12. 12

    اِلٰى رَبِّكَ یَوْمَئِذٍࣙ الْمُسْتَقَرُّؕ ۝١٢

    O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

  13. 13

    یُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ یَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَؕ ۝١٣

    O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.

  14. 14

    بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِهٖ بَصٖیرَةٌۙ ۝١٤

    Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir. (14-15)

  15. 15

    وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذٖیرَهُؕ ۝١٥

    Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir. (14-15)

  16. 16

    لَا تُحَرِّكْ بِهٖ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهٖؕ ۝١٦

    (Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

  17. 17

    اِنَّ عَلَیْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ ۝١٧

    Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

  18. 18

    فَاِذَا قَرَاْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ ۝١٨

    O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

  19. 19

    ثُمَّ اِنَّ عَلَیْنَا بَیَانَهُؕ ۝١٩

    Sonra onu açıklamak da bize aittir.

  20. 20

    كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ ۝٢٠

    Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz. (20-21)

  21. 21

    وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَؕ ۝٢١

    Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz. (20-21)

  22. 22

    وُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ ۝٢٢

    O gün bir takım yüzler aydındır.

  23. 23

    اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ ۝٢٣

    Rablerine bakarlar.

  24. 24

    وَوُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ ۝٢٤

    O gün bir takım yüzler de asıktır.

  25. 25

    تَظُنُّ اَنْ یُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌؕ ۝٢٥

    Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

  26. 26

    كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِیَۙ ۝٢٦

    Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir. (26-30)

  27. 27

    وَقٖیلَ مَنْۜ رَاقٍۙ ۝٢٧

    Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir. (26-30)

  28. 28

    وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ ۝٢٨

    Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir. (26-30)

  29. 29

    وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ ۝٢٩

    Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir. (26-30)

  30. 30

    اِلٰى رَبِّكَ یَوْمَئِذٍࣙ الْمَسَاقُؕࣖ ۝٣٠

    Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir. (26-30)

  31. 31

    فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ ۝٣١

    O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.

  32. 32

    وَلٰكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ ۝٣٢

    Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.

  33. 33

    ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِهٖ یَتَمَطّٰىؕ ۝٣٣

    Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.

  34. 34

    اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ ۝٣٤

    "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir. (34-35)

  35. 35

    ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىؕ ۝٣٥

    "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir. (34-35)

  36. 36

    اَیَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ یُتْرَكَ سُدًىؕ ۝٣٦

    İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.

  37. 37

    اَلَمْ یَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِیٍّ یُمْنٰىۙ ۝٣٧

    O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi?

  38. 38

    ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ ۝٣٨

    Sonra bu, bir "alaka" oldu. Derken Allah onu yaratıp güzelce şekillendirdi.

  39. 39

    فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَیْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىؕ ۝٣٩

    Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti.

  40. 40

    اَلَیْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ یُحْیِیَ الْمَوْتٰى ۝٤٠

    Şimdi, bunları yapan Allah'ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Ayet Ayet

Kıyâmet Suresi'ni uygulamada okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir