Sıkıntı ve Keder Duaları

20 dua; Arapça metin, Türkçe okunuş ve meal.

1.
Lâ ilâhe illâllahül azîmül halîm... (Azim ve Halim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Göklerin ve yerin Rabbi Allah'ı tenzih ederim.) Bu zikir gam ve kederi dağıtır.
2.
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez-zâlimîn. (Enbiya, 87) Hazret-i Yunus'un balığın karnındaki bu duası, her türlü darlıktan kurtuluşun anahtarıdır.
3.
“Allah’ım! Kederden ve üzüntüden, acizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, borç yükünden ve insanların kahrından sana sığınırım.” (Ebû Davud, Sâlat 367)
4.
La ilahe illallahü halimül kerim la ilahe illallahül aliyyül azim... Anlamı: Başka bir ilâh yok; ancak el-Hakîm, el-Kerîm Allah var. Başka bir ilâh yok; ancak el-Aliyyü’l-Azîm Allah var. Fazileti: Bu zikre devam edilirse şiddet ve musibetler ferahlığa tebdil olunur.
5.
Peygamberimiz (sav) sıkıntıya düştüğünde şöyle derdi: 'La ilahe illallahul-azimul-halim...' [Buhari]
6.
Peygamberimiz (sav) buyurdu: 'Allah'ım, Senin kolaylaştırdığından başka kolay yoktur. Sen dilersen zoru kolaylaştırırsın.' [İbn Hibban]
7.
Allah'ım, kederden Sana sığınırım. Sen hayy ve kayyumsun, rahmetinle yardım dilerim. [Buhari]
8.
Peygamberimiz (sav): 'Belanın meşakkatinden, bedbahtlıktan, kötü kaderden ve düşmanların sevinmesinden Allah'a sığınırım.' derdi. [Buhari]
9.
Borç ve Tasadan Kurtulmak için Okunacak Dua Maddi sıkıntılardan ve dertten kurtulmak için okunması tavsiye edilen dua: Allahümme inni eûzü bike minel hemmi vel hazeni ve eûzü bike minel aczi vel keseli ve eûzü bike minel cübni vel buhli ve eûzü bike min galebetid deyni ve kahrir ricâli. “Allah’ım! Sıkıntıdan, üzüntüden sana sığınırım. Ve âcizlikten, tembellikten sana sığınırım. Ve borçluluktan, insanların kahrından sana sığınırım.”
10.
İnsanın uğradığı sıkıntı, keder, bela ve musibetlere karşı Allah korusun isyana düşmeyip Rabbine dua etmelidir. Kendi için Allah'tan hayırlı olanı dilemelidir. Bela ve musibetlerin defi için duada bulunmalıdır. Kur'an'da, Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve nice Allah dostları bela ve sıkıntılara karşı dualar tavsiye etmişlerdir. Bu duaları okumalı ve Allah'a (c.c) tam bir bağlılık ile teslime olmalıyız. "Şüphesiz Allah Teâlâ sabredenlerle beraberdir." (Bakara, 2/153, 155) Peygamber Efendimiz (s.a.v) zor ve sıkıntılı zamanlarda sahabi efendilerimize sıkıntıdan kurtulmak için hangi duaları tavsiye etmiştir? Kuran'da geçen sıkıntıdan kurtulmak için okunacak ayet hangisidir? İşte sizler için hazırladığımız sıkıntıdan kurtulmak için okunacak tesirli dualar... Sizler için hazırladığımız dualar: Kur'an'da geçen sıkıntıdan kurtulmak için dualar Sıkıntıda okunacak dua İnşirah Suresi Peygamberimizin (s.a.v) tavsiye ettiği sıkıntı duası Şiddetli sıkıntılı zamanda okunacak tesirli sıkıntı duası Hz. Yunus'un (a.s) sıkıntılı zamanda okuduğu dua Gam ve sıkıntı basınca okunacak dua Sıkıntıdan kurtulmak için sabah akşam 7 defa okunacak dua Belaya uğrayınca okunacak dua Peygamberimizin (s.a.v) sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarda okuduğu dua Gam keder musibet zamanında okunacak dualar Helal rızık ve bereket duası Sürekli üzüntüye uğrayan kimsenin okuyacağı dua Üzüntü, keder, hastalık veya zorluk isabet eden kimsenin okuyacağı dua Rızkın artması ve borçtan kurtulmak için okunacak duâlar Salât-ı tefrîciyye (nâriye) ve salât-ı münciye duâları Hastalara şifa veren dualar Nazara karşı okunacak dualar Kur'an'da Geçen Sıkıntıdan Kurtulmak için Dualar Sıkıntılı zamanlarda edilecek Kur'an' geçen duanın Arapçası, Türkçesi ve anlamı Türkçe okunuşu: Türkçe okunuşu: "...Rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşedâ(raşeden). (Kehf Suresi 10. Ayet) “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır.” (Kehf Suresi 10. Ayet) Türkçe okunuşu: Türkçe okunuşu: "...Rabbenâ efriġ ‘aleynâ sabran veteveffenâ muslimîn(e)" "Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür." (Â'raf, 7/126) Sıkıntıda Okunacak Dua - İnşirah Suresi İnşirah suresinin okunuşu, anlamı ve Arapçası... Türkçe Okunuşu: Türkçe Okunuşu: Bismillâhirrahmanirrahim ﴾1﴿ Elem neşrah leke sadrek. ﴾2-3﴿ Ve vada’nâ ’anke vizrek. Elleziy enkada zahrek. ﴾4﴿ Ve refa’nâ leke zikrek. ﴾5-6﴿ Feinne me’al’usri yüsrâ. İnne me’al’usri yüsrâ. ﴾7-8﴿ Feizâ ferağte fensab. Ve ila Rabbike ferğab. İnşirah Suresi’nin Anlamı İnşirah Suresi’nin Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla ﴾1﴿ Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? ﴾2-3﴿ Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı? ﴾4﴿ Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi? ﴾5-6﴿ Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. ﴾7-8﴿ Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul ve yalnız Rabbine yönel. Peygamberimizin Tavsiye Ettiği Sıkıntı Duası Peygamber Efendimiz’in Hz. Ali'ye (r.a) tavsiye ettiği her türlü sıkıntıyı gideren dua... Hz. Ali (r.a.) şöyle der: “Resûlullah Efendimiz, başıma bir sıkıntı geldiğinde bana şöyle demeyi öğrettiler: Türkçe Okunuşu: Türkçe Okunuşu: "Lâ ilâhe illâllâhül halimül kerimü sübhanellahi ve tebarekellahû rabbül-‘arşil-‘azîm vel hamdûlillahi rabbil alemin." «Halîm ve Kerîm olan Allah’tan başka ilâh yoktur. Yüce Arş’ın Rabbi olan Allah’ı her türlü noksan sıfatlardan tenzîh ederim, O ne yüce bir varlıktır. Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur».” (Ahmed, I, 91, 92, 94) Şiddetli Sıkıntılı Zamanda Okunacak Tesirli Sıkıntı Duası Ağır ve şiddetli sıkıntıda okunacak duanın Arapçası, Türkçe okunuşu ve anlamı... Türkçe Okunuşu: Türkçe Okunuşu: "Allâhım! En özel sıfatın hakkı için, celâlinin yüceliği hakkı için, en büyük ismin (ism-i a'zam) hakkı için, peygamberlerinin ma'sûmiyeti hakkı için, velîlerinin nûru hakkı için, şehîdlerinin kanı hakkı için, bilgimi arttırmanı, ölmeden evvel tövbe nasîb etmeni, kolaylıkla can verebilmeyi, öldükten sonra affına uğramayı, cehennemden kurtulmayı, cennete girebilmeyi, dünyâ ve âhiret rahatını, senden rahmetin hürmetine istiyorum...Ey merhametlilerin en merhametlisi! Allahım! Hüseyin, dedesi, kardeşi, babası, annesi ve çocukları hürmetine, beni içinde bulunduğum bu durumdan rahmetinle kurtar. Ey merhametlilerin en merhametlisi!" Hz. Yunus'un (a.s) Sıkıntılı Zamanda Okuduğu Dua Hz. Yunus'un (a.s) duasının Arapçası, Tükçe okunuşu ve anlamı... Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “– Ben bir söz bilirim ki, büyük bir üzüntüye, sıkıntıya düşmüş bir kul söylerse, Allah Teâlâ ona muhakkak bir çıkış yolu açar. Bu, kardeşim Yûnus’un sözüdür: Karanlık içinde kaldığı vakit: Türkçe Okunuşu: Türkçe Okunuşu: "...Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne)." (Enbiya, 87) «Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim, muhakkak ki ben zâlimlerden oldum.» (Enbiya, 87) demişti. (Bkz. Tirmizî, Deavât, 81/3505) Gam ve Sıkıntı Basınca Okunacak Dua Gam ve sıkıntı basınca okunacak duanın Arapçası ve anlamı... Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gam ve sıkıntı basınca şöyle derdi: “Kullara karşı Allah bana yeter, mahlûklara karşı Hâlik bana yeter, rızk yiyenlere karşı rızık veren bana yeter. Bana O yeter ki O bana kâfî gelir. Bana Allah yeter, O ne güzel bir vekildir. Bana Allah yeter, O’ndan başka ilâh yoktur. O’na tevekkül ettim. O yüce Arşın sâhibidir.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no: 6580) Belaya Uğrayınca Okunacak Dua Belaya uğramış bir kimsenin okuayacağı duanın Arapçası ve anlamı... “Bir belâya duçar olmuş bir kimseyi görünce -kendi hâline şükrederek-: «Seni mübtelâ kıldığı şeyden beni âfiyette kılıp, yarattıklarından pek çoğuna beni tafdil eden Allah’a hamd ederim» derse bu belâ ne olursa olsun ondan afiyette kılınır.” (bkz. İbn Mâce, Duâ, 22; Tirmizî, Deavât, 37; Tuhfetü’z-Zâkirîn, 198 vd.) Peygamberimizin Sıkıntılı ve Üzüntülü Zamanlarda Okuduğu Dua Peygamberimizin (s.a.v) sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarda okuduğu duanın Arapçası, Tükçe okunuşu ve anlamı... İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma- der ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri üzüntülü ve sıkıntılı halinde şöyle duâ ederlerdi: Türkçe Okunuşu: Türkçe Okunuşu: "Lâ ilâhe illallâhül’azîm-ül-halîm lâ ilâhe illallâhü Rabbül-Arş-il’azîm lâ ilâhe illallahü Rabbüs-semâvâti ve Rabbül-Erdı Rabbül’Arş-il-kerîm." “el-Azîm, el-Halîm Allah’tan başka bir ilâh yok! Arş-ı Azîm’in sahibi Allah’tan başka ilâh yok! Bütün semâların ve arzın ve çok şerefli Arş’ın sahibi Allah’tan başka ilâh yok!” (Buhârî, Deavât, 27; Müslim, Zikr, 83) Yâ Rabb! Bütün âlemlerin ve Arş’ın sahibi ve yegâne hükümrânı Sen’sin! Başımıza gelen şu sıkıntı ve belâyı izâleye ancak sen kadirsin. Bu sebeble senden istiyoruz. Kâffe-i mahlûkat; yani bütün yaratılmışlar senin kudret elindedir. Bilcümle mahlûkatın şerrinden bizi muhafaza ile himaye eyle demektir. Gam Keder Musibet Zamanında Okunacak Dualar Gam keder musibet zamanında okunacak duanın Arapçası, Tükçe okunuşu ve anlamı... Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır: “Sizden birinize bir düşünce yahud üzüntü geldiği zaman yedi defa: Türkçe Okunuşu: Türkçe Okunuşu: "Allah, Allahü Rabbî, lâ üşriku bihî şey'en." «Allah! Rabbim Allah’tır! O’na hiç bir şeyi şerîk koşmam ben!» desin.” (Ebû Dâvud, Edeb, 36; İbn Mâce, Duâ, 17) Kul: “Ey yedi göklerin ve büyük Arş’ın Rabbi olan Rabbim! Beni her üzüntü verici şeyden, dilediğin şekilde ve dilediğin yerden kurtar” derse Allah Teâlâ onun üzüntüsünü giderir. (Ali el-Müttakî, no: 3433) Sıkıntıdan Kurtulmak için Sabah Akşam 7 Defa Okunacak Dua Sıkıntıdan kurtıulmak için sabah akşam 7 defa okunacak duanın Arapçası, Türkçe okunuşu ve anlamı... Her sabah ve her akşam yedi defa: Türkçe Okunuşu: Türkçe Okunuşu: “Hasbiyallahü la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül arşil azim.” “Allah bana yeter, O’ndan başka ilâh yoktur, O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın Rabbidir.” diyen kimsenin dünyâ ve âhirete âid ne üzüntüsü varsa Allah giderir, bunda ister sâdık ister kâzib olsun.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101/5081) Sürekli Üzüntüye Uğrayan Kimsenin Okuyacağı Dua Sürekli üzüntüye uğrayan kimsenin okuyacağı duanın Arapçası, Türkçe Okunuşu ve anlamı… “Üzüntüye mübtelâ olan kimsenin edeceği duâ şudur: Türkçe Okunuşu: Türkçe Okunuşu: «Rahmetini umuyorum ey Allah’ım! Beni göz açıp yumuncaya kadar da olsa kendime bırakma (nefsime bırakma). Benim her hâlimi düzelt. Senden başka ilâh yoktur.» (Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101/5090; Tuhfetü’z-Zâkirîn, 195 (İbn Hıbbân’dan) Üzüntü, Keder, Hastalık veya Zorluk İsabet Eden Kimsenin Okuyacağı Dua Kendisine bir üzüntü, bir keder, bir hastalık ve zorluk isabet eden kimsenin okuyacağıduanın Arapçası, Türkçe Okunuşu ve anlamı… Arapçası, Türkçe Okunuşu ve Anlamı Arapçası, Türkçe Okunuşu ve Anlamı “Kendisine bir üzüntü, bir keder, bir hastalık ve zorluk isabet eden kimse: "Allahû rabbi la şerike leh." “Allah Rabbimdir, O’nun hiç şerîki yoktur.” derse bütün bunlardan kurtarılır.” (Râmüzû’l-ehâdis, 404 (Teberânî’den)
11.
Abdullâh bin Abbâs Hazretleri’nin rivâyetine göre: Hasbünallâhü ve Ni’mel Vekîl’in Hikmeti حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ “Allâh bize yeter, O ne güzel vekîldir.” sözünü İbrâhim -aleyhisselâm-, ateşe atılırken söylemiştir. Peygamberimiz de bu sözü; “Müşrikler size karşı toplandılar, başınızın çâresine bakınız!” denildiğinde söylemiştir. Bunun üzerine müslümanların îmanları artmış ve hep birlikte; “Allâh bize yeter, O ne güzel vekîldir!” diyerek, Allâh’a karşı büyük bir teslîmiyet örneği sergilemişlerdir.[1] Cenâb-ı Hak bu tevekkül ehli müslümanları şöyle medheder: “Bâzı münâfıkların müslümanlara; «Düşmanlarınız size hücûm için hazırlandılar; aman onlardan sakının!» demeleri, onların îmanlarını bir kat daha artırdı ve; «Allâh bize yeter, O ne güzel vekildir!» dediler. Bunun üzerine onlara hiçbir zarar dokunmadan, Allâh’ın nîmet ve ikramlarıyla döndüler. Böylece Allâh’ın rızâsına da uymuş oldular. Allâh büyük kerem sâhibidir.” (Âl-i İmrân, 173-174) (Vâhidî, s. 135) [1]. Bkz. Buhârî, Tefsîr, 3/13.
12.
Mü’minin kendi görüş ve düşüncesiyle sâlih amellerde aşırıya kaçması nasıl yanlışsa, bunun aksine, azaltmaya gitmesi de öylece yanlıştır. Yani 33’er tesbih tavsiyesi dururken “Bana 32 de yeter” diyemeyiz. Bu hususta da Hz. Yûnus’un (a.s.) başına gelenleri unutmamak îcâb eder. Hz. Yûnus (a.s.), ilâhî tâlimat gereği kırk gün tebliğ edeceği yerde, otuz yedinci günün sonunda, hâlâ îmâna gelmeyen kavmine öfkelenerek tebliği bıraktı. Hâlbuki Cenâb-ı Hakk’ın verdiği mühletin dolmasına, daha üç gün vardı. Fakat Yûnus (a.s.) ümitsizliğe kapılıp oradan ayrıldı. Hz. Yunus’un (a.s.) Bela ve Sıkıntıları Defeden Duası Bindiği bir gemide yaşanan bâzı hâdiselerin ardından hatâsını anladı, fakat gemiden suya atıldı. Hatâsının pişmanlığı içinde kendini kınayıp dururken bir balık tarafından yutuldu. Hz. Yûnus (a.s.), balığın karnında tevbe-istiğfâr etti, zikir ve tesbîh ile meşgul oldu. Âyet-i kerîmelerde bu hâl şöyle beyân edilmektedir: “…(Ve) karanlıklar içinde (Yûnus, pek üzgün bir şekilde hâlini Rabbine şöylece arz etti): لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn. «Sen’den başka hiçbir ilâh yoktur. Sen’i tenzîh ederim. Gerçekten ben, zâlimlerden oldum!»” (el-Enbiyâ, 87) “Eğer Allâh’ı tesbîh edenlerden olmasaydı, tekrar dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.” (es-Saffât, 143-144) Allah’a Tam Teslimiyet Demek ki Allâh’ın emirlerine tam bir sabırla itaat etmek şarttır. Nitekim Cenâb-ı Hak, yine Hz. Yûnus’tan (a.s.) misal vererek şu îkazda bulunmaktadır: “Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle! Balık sahibi (Yûnus) gibi olma! Hani O, dertli dertli Rabbine niyâz etmişti. Şayet Rabbinden ona bir nîmet yetişmemiş olsaydı o, mutlakâ, kınanacak bir hâlde ıssız bir diyâra atılacaktı.” (el-Kalem, 48-49)
13.
Duanın Arapça aslını, okunuşunu ve tercümesi... Arapça Aslı "İlâhî bi ehassı sıfâtike ve bi 'izzi celâlike ve bi a'zami esmâike ve bi 'ismeti enbiyâike ve bi nûri evliyâike ve bi demi şühedâike es'elüke ziyâdeten fi'l 'ilm ve tevbeten kable'l mevt ve râhaten 'inde'l mevt ve mağfireten ba'de'l mevt ve necâten mine'n-nâr ve duhûlen fi'l cenneh ve 'âfiyeten fi'd-dünyâ ve'l âhirah bi rahmetike yâ erhame'r-râhimîn...İlâhî bi hakkı Huseyn ve ahîhi ve ceddihî ve ebîhi ve ümmihî ve benîhi hallısnî mimmâ ene fîh bi rahmetike yâ erhame'r-râhimîn..." Rahmân ve Rahîm Allah'ın adıyla "Allâhım!  En özel sıfatın hakkı için, celâlinin yüceliği hakkı için, en büyük ismin (ism-i a'zam) hakkı için, peygamberlerinin ma'sûmiyeti hakkı için, velîlerinin nûru hakkı için, şehîdlerinin kanı hakkı için, bilgimi arttırmanı, ölmeden evvel tövbe nasîb etmeni, kolaylıkla can verebilmeyi, öldükten sonra affına uğramayı, cehennemden kurtulmayı, cennete girebilmeyi, dünyâ ve âhiret rahatını, senden rahmetin hürmetine istiyorum...Ey merhametlilerin en merhametlisi! Allahım! Hüseyin, dedesi, kardeşi, babası, annesi ve çocukları  hürmetine, beni içinde bulunduğum bu durumdan rahmetinle kurtar. Ey merhametlilerin en merhametlisi!"
14.
Allah Katında En Sevimli Duâ Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: “Allah katında, kulun şöyle demesinden daha sevimli bir dua yoktur: اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ رَحْمَةً عَامَّةً «Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’e umûmî bir rahmet ile merhamet eyle!»” (Ali el-Müttakî, no: 3212, 3702) Her Mü'min için Bir Hasene Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır: “Kim bütün mü’minlerin affedilmesi için istiğfâr ederse, Allah Teâlâ ona her bir mü’min için bir hasene yazar.” (Heysemî, X, 210) Sadaka Yerine Duâ Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-şöyle buyurmuştur: “Kim sadaka verecek bir şey bulamazsa, duasında: «Allâh’ım, kulun ve Rasûlün Muhammed’e salât eyle! Mü’min erkek ve mü’min kadınlarla müslüman erkek ve müslüman kadınlara da salât/rahmet eyle!» desin! Bu, onun için sadaka yerine geçer.” (İbn Hibbân, Sahîh, no: 903; Buhârî, el-Edebü’l-müfred, no: 640) Rasûlullah Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır: “Allah Teâlâ şöyle buyurdu: «Eğer benim rahmetimi taleb ediyorsanız mahlûkâtıma merhamet edin!».” (Kıvâmü’s-Sünne, et-Terğîb ve’t-terhîb, II, 277/1581) Sâib bin Yezîd (r.a) şöyle der: Kıtlık senesinde Hz. Ömer (r.a)’in üzerinde bir elbise gördüm, tam on altı tane yaması vardı… Şöyle dua ediyordu: “Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’i benim yüzümden helâk etme!” (İbn-i Saʻd, III, 320) Kişiyi Allah Dostlarından Yazdıracak Duâ Mâruf Kerhî (k.s) da şöyle buyurur: “Kim her gün on defa: اَللّٰهُمَّ أَصْلِحْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ فَرِّجْ عَنْ أُمَّةِ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أَمَّةَ مُحَمَّدٍ «Allâh’ım, ümmet-i Muhammed’in hâlini ıslâh eyle! Allâh’ım, ümmeti Muhammed’in sıkıntılarını gider! Allâh’ım, ümmet-i Muhammed’e rahmet eyle» derse Abdâl’dan (Allah dostlarından) yazılır. (Ebû Nuaym, Hilye, VIII, 366) Ahmed bin Dahhâk şöyle anlatır: Rüyamda Şurayh bin Yûnus’u gördüm ve: “–Rabbimiz sana nasıl muâmele etti?” diye sordum. O da: “–Beni affetti ve lutuf olarak sarayımı Muhammed bin Beşir’in sarayı yanına yaptı” dedi. Ben hayretle: “–Ama sen bizim yanımızda Muhammed bin Beşir’den daha üstün ve değerliydin?!” dedim. “–Öyle deme!” dedi. “Allah Teâlâ bütün mü’minlerin amellerinden ona bir nasîb ihsân eyledi. Zira o Allah’a dua ederken: اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْكَائِنِينَ مِنْهُمْ «Yâ Rabbî, bütün mü’min ve müslüman kullarını ve onlardan meydana gelen nesilleri affeyle!» derdi.” (Ebû Nuaym, Hilye, X, 113) Allah Dostlarının Ümmet-i Muhammed için Duâsı Bu sebeple Allah dostları, dualarında hep ümmet-i Muhammed’i düşünerek şu şekilde ilticâ etmişlerdir: اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ أُمَّة مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ انْصُرْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ احْفَظْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ اجْمَعْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ أَصْلِحْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ فَرِّجْ عَنْ أُمَّة مُحَمَّدٍ Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’i mağfiret eyle! Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’e rahmet eyle! Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’e yardım eyle, zafer nasîb eyle! Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’i muhâfaza eyle! Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’i bir araya getir ve yekvücût eyle! Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’i ıslah eyle! Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’in sıkıntılarını gider! (Bkz. Ebû Nuaym, Hilye, VIII, 366; İbn-i Asâkîr, Târîhu Dımeşk, XXXIX, 402)
15.
Zor zamanlarda edilecek duanın Arapçası, Türkçesi ve anlamı رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا Türkçe okunuşu: "...Rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşedâ(raşeden). “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır.”
16.
Hak dostlarından Hasan-ı Basrî Hazretleri’ne dört kişi gelerek, biri kuraklıktan, diğeri fakirlikten, bir diğeri tarlasının verimsizliğinden, sonuncusu da çocuğunun olmayışından yakınıp Hazret’ten duâ talep ederler. O büyük velî, onların her birine de “istiğfâr”ı tavsiye eder. Yanındakiler, kendisine: “–Efendim, bu kimselerin dert ve sıkıntıları farklı, lâkin sizin hepsine de tavsiyeniz aynı!” derler. Hasan-ı Basrî Hazretleri onlara şu âyet-i kerîmeyle cevap verir: “Rabbinizden mağfiret dileyin; çünkü O çok bağışlayıcıdır. (Mağfiret dileyin ki) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin, mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsân etsin, sizin için ırmaklar akıtsın!” (Nûh, 10-12) (İbn-i Hacer, Fethü’l-Bârî, XI, 98; Aynî, Umdetü’l-Kàrî, Beyrut ts. XXII, 277-278.) TEVBE VE İSTİĞFAR NASIL YAPILIR? Duaları için tıklayınız... TEVBE VE İSTİĞFAR NASIL YAPILIR? Duaları için tıklayınız...
17.
Hz. Ali (r.a.) şöyle der: “Resûlullah Efendimiz, başıma bir sıkıntı geldiğinde bana şöyle demeyi öğrettiler: «Halîm ve Kerîm olan Allah’tan başka ilâh yoktur. Yüce Arş’ın Rabbi olan Allah’ı her türlü noksan sıfatlardan tenzîh ederim, O ne yüce bir varlıktır. Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur».” (Ahmed, I, 91, 92, 94) Hz. Yunus’un (a.s) Sıkıntılı Zamanda Okuduğu Dua Resûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem– Efendimiz şöyle buyurmuştur: “– Ben bir söz bilirim ki, büyük bir üzüntüye, sıkıntıya düşmüş bir kul söylerse, Allah Teâlâ ona muhakkak bir çıkış yolu açar. Bu, kardeşim Yûnus’un sözüdür: Karanlık içinde kaldığı vakit: Türkçe Okunuşu: “…Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî küntü minez zâlimîn(zâlimîne).” (Enbiya, 87) «Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim, muhakkak ki ben zâlimlerden oldum.» (Enbiya, 87) demişti. (Bkz. Tirmizî, Deavât, 81/3505)
18.
Belâ ve musibetlere uğramak, sıkıntıya düşmek, iç sıkıntısı çekmek ilâhî bir îkazdır. Bu durumda Allah’ın rahmet ve merhametine iltica etmek, sığınmak gerekir. SIKINTI ANINDA OKUNACAK DUALAR | Sıkıntı Gideren Dualar Sıkıntı Gideren Dua Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur: “– Ben bir söz bilirim ki büyük bir üzüntüye, sıkıntıya düşmüş bir kul söylerse, Allah Teâlâ ona muhakkak bir çıkış yolu açar. Bu, kardeşim Yûnus’un sözüdür: Karanlık içinde kaldığı vakit: Türkçe Okunuşu: Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu mine-zzâlimîn(e). Anlamı: Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim, muhakkak ki ben zâlimlerden oldum.» (Enbiya, 87) demişti. (Bkz. Tirmizî, Deavât, 81/3505) Sıkıntı Duası Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gam ve sıkıntı basınca şöyle derdi: Anlamı: “Kullara karşı Allah bana yeter, mahlûklara karşı Hâlik bana yeter, rızk yiyenlere karşı rızık veren bana yeter. Bana O yeter ki O bana kâfî gelir. Bana Allah yeter, O ne güzel bir vekildir. Bana Allah yeter, O’ndan başka ilâh yoktur. O’na tevekkül ettim. O yüce Arşın sâhibidir.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no: 6580) “Bir belâya duçar olmuş bir kimseyi görünce -kendi hâline şükrederek-: Anlamı: «Seni mübtelâ kıldığı şeyden beni âfiyette kılıp, yarattıklarından pek çoğuna beni tafdil eden Allah’a hamd ederim» derse bu belâ ne olursa olsun ondan afiyette kılınır.” (bkz. İbn Mâce, Duâ, 22; Tirmizî, Deavât, 37; Tuhfetü’z-Zâkirîn, 198 vd.)
19.
İbn-i Abbas (r.a.) der ki: Resûlullah üzüntülü ve sıkıntılı halinde şöyle duâ ederlerdi: “El-Azîm, el-Halîm Allah’tan başka bir ilâh yok! Arş-ı Azîm’in sahibi Allah’tan başka ilâh yok! Bütün semâların ve arzın ve çok şerefli Arş’ın sahibi Allah’tan başka ilâh yok!” (Buhârî, Deavât, 27; Müslim, Zikr, 83) Yâ Rabb! Bütün âlemlerin ve Arş’ın sahibi ve yegâne hükümrânı Sen’sin! Başımıza gelen şu sıkıntı ve belâyı izâleye ancak sen kadirsin. Bu sebeble senden istiyoruz. Kâffe-i mahlûkat; yani bütün yaratılmışlar senin kudret elindedir. Bilcümle mahlûkatın şerrinden bizi muhafaza ile himaye eyle demektir. Bir de Nebiyy-i Ekrem Efendimiz, belânın ağır basmasından, yani insana ölümü hayata tercîh ettirecek şekilde gelmesinden, dünyevî ve uhrevî şekâveti mucîb bulunan ve helâke sebeb olan ahvâlden ve kötü âkıbet, sû-i hâtimeye dûçar olmaktan, düşmanlarını sevindirecek bir belâya dûçar olup onları kendisine üzüntü verecek şekilde konuşturmaktan da Allah’a sığınırdı. Nebiyy-i Ekrem şöyle buyurmuşlardır: “Sizden birinize bir düşünce yahud üzüntü geldiği zaman yedi defa: «Allah! Rabbim Allah’tır! O’na hiç bir şeyi şerîk koşmam ben!»desin.” (Ebû Dâvud, Edeb, 36; İbn Mâce, Duâ, 17) “Ey yedi göklerin ve büyük Arş’ın Rabbi olan Rabbim! Beni her üzüntü verici şeyden, dilediğin şekilde ve dilediğin yerden kurtar” derse Allah Teâlâ onun üzüntüsünü giderir.(Ali el-Müttakî, no: 3433) Her sabah ve her akşam yedi defa: “Allah bana yeter, O’ndan başka ilâh yoktur, O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın Rabbidir.”diyen kimsenin dünyâ ve âhirete âid ne üzüntüsü varsa Allah giderir, bunda ister sâdık ister kâzib olsun.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101/5081) “Üzüntüye mübtelâ olan kimsenin edeceği duâ şudur: «Rahmetini umuyorum ey Allah’ım! Beni göz açıp yumuncaya kadar da olsa kendime bırakma (nefsime bırakma). Benim her hâlimi düzelt. Senden başka ilâh yoktur.» (Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101/5090; Tuhfetü’z-Zâkirîn, 195 (İbn Hıbbân’dan) “Kendisine bir üzüntü, bir keder, bir hastalık ve zorluk isabet eden kimse: “Allah Rabbimdir, O’nun hiç şerîki yoktur.”derse bütün bunlardan kurtarılır.”(Râmüzû’l-ehâdis, 404 (Teberânî’den)
20.
Ebû Mı’lâk isminde bir sahâbî vardı. Bu zât, başkaları ile ortaklık kurarak ticâret yapardı. Dürüst ve takvâ sâhibi bir kimseydi. Bir defâsında yine yola çıkmıştı. Karşısına çıkan silahlı bir hırsız: “–Neyin varsa çıkar, seni öldüreceğim.” dedi. Ebû Mı’lâk: “–Maksadın mal almaksa al!” dedi. Hırsız: “–Ben sâdece senin canını istiyorum.” dedi. Ebû Mı’lâk: “–Öyleyse bana müsâade et de biraz namaz kılayım.” dedi. Hırsız: “–İstediğin kadar kıl!” dedi. Ebû Mı’lâk namazını kıldıktan sonra şöyle duâ etti: يَا وَدُودُ، يَا ذَاالْعَرْشِ الْمَجِيدِ، يَا فَعَّالاً لِمَا يُرِيدُ! اَسْاَلُكَ بِعِزَّتِكَ الَّتِى لاَ تُرَامُ وَمُلْكِكَ الَّذِى لاَ يُضَامُ وَبِنُورِكَ الَّذِى مَلَأَ اَرْكَانَ عَرْشِكَ اَنْ تَكْفِيَنِى شَرَّ هذَا (اللِّصِّ). يَا مُغِيثُ اَغِثْنِى “Ey gönüllerin sevgilisi! Ey yüce Arş’ın sâhibi! Ey her istediğini yapan Allâh’ım! Ulaşılmayan izzetin, kavuşulmayan saltanatın ve Arş’ını kaplayan nûrun hürmetine beni şu (hırsızın) şerrinden korumanı istiyorum! Ey imdâda koşan Allâh’ım, yetiş imdâdıma!” Ebû Mı’lâk, bu duâyı üç defâ tekrarladı. Duâsını bitirir bitirmez, elindeki kargıyı kulakları hizâsında tutan bir süvârî peydâ oldu ve hırsızı öldürdü. Allâh’ın lutfuyla kurtulan sahâbî, o süvârîye: “–Sen kimsin? Allâh seni vasıta kılarak bana yardım etti!” diye sordu. “–Ben dördüncü kat semâ ehlindenim. İlk duânı yapınca semâ kapılarının çatırdadığını işittim. İkinci defa duâ edince, gök ehlinin gürültüsünü işittim. Üçüncü defa duâ edince, «Zorda kalan biri duâ ediyor!» denildi. Bunu duyunca Allâh’tan, hırsızı öldürmeye beni memur kılmasını istedim. Allâh Teâlâ da arzumu kabûl etti ve geldim. Şunu bil ki, abdest alıp dört rekât namaz kılan ve bu duâyı yapan kimsenin, zorda olsun veya olmasın duâsı kabûl edilir.” dedi. (İbn-i Hacer, el-İsâbe, IV, 182)

Sıkıntı ve Keder Duaları 20 duadan oluşur. Alttaki "Görünüm" seçicisinden uygulamadaki beş okuma modundan birini seçebilirsiniz (Arapça · Arapça + Meal · Arapça + Okunuş + Meal · Okunuş · Okunuş + Meal); Önceki/Sonraki ile dualar arasında gezinebilir, dilerseniz sayfa sayfa okuyabilir, yazıyı büyütüp seti favorilerinize ekleyebilirsiniz. Diğer setler için Dualar.

Duaları uygulamada da okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir