Korunma ve Sığınma Duaları

30 dua; Arapça metin, Türkçe okunuş ve meal.

1.
Şeytanın vesvesesinden, nefsin şerrinden ve her türlü kötülükten Allah'a sığınmaktır. 'Euzü bi-kelimatillahit-tammati min şerri ma halak' (Yarattıklarının şerrinden Allah'ın tam kelimelerine sığınırım) bu sığınmaların temelidir.
2.
Haksızlığa uğrama veya düşman tuzağı korkusunda: 'Hasbünallahu ve ni'mel vekil' (Allah bize yeter) zikriyle beraber Hizbü'n-Nasr gibi kuvvetli dualar okunur.
3.
Nazar haktır. İnsanı mezara, deveyi kazana sokar. Nazarın etkisinden korunmak için Felak ve Nas surelerine, Kalem suresinin 51-52. ayetlerine (Ve in yekâd...) devam edilmelidir.
4.
Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin. (Tüm şeytanlardan ve her kem gözden Allah'ın tam kelimelerine sığınırım.)
5.
Allahümme inna nec'alüke fi nuhurihim ve neuzü bike min şürurihim. (Allah'ım! Onların göğüslerine (tuzaklarına) Seni siper ediyoruz ve şerlerinden Sana sığınıyoruz.)
6.
Kur'an'da geçen selam ayetleri (Yasin 58, Saffat 79, 109, 120, 130 vb.) her türlü bela ve musibetten korunmak, kalbe huzur ve selamet gelmesi için sıkça okunmalıdır.
7.
Allah'ın korumasını (hıfzını) talep eden ayetler (Yusuf 64, Hicr 9, Safat 7 vb.) vird edinilmelidir. 'Fe Allahu hayrun hafizan ve hüve erhamür rahimin' (Allah en hayırlı koruyucudur) ayeti en meşhurudur.
8.
Zalimlerin şerrinden ve düşman saldırılarından korunmak için okunan çok tesirli bir duadır. Büyük evliyaların virdi olan bu hizib, Allah'ın yardımını (nasrını) celbetmek için okunur.
9.
Düşmanla karşılaşıldığında: 'Allah'ım! Onların göğüslerine (kalplerine) Seni koyuyoruz ve şerlerinden Sana sığınıyoruz. Allah'ım! Ayaklarımızı sabit kıl ve bize zafer ihsan eyle.'
10.
“Allah’ım! Korkaklıktan sana sığınırım. Ömrün en düşük çağının zorluklarından, dünya fitnelerinden ve kabir azabından da sana sığınırım.” (Buhârî, Cihad 25)
11.
“Allah’ım! Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım işlerin şerrinden sana sığınırım.” (Müslim, Zikir 65, 66)
12.
“Allah’ım! Açlıktan sana sığınırım. Çünkü açlık, ne kötü bir arkadaştır. Hainlikten de sana sığınırım. Çünkü hainlik, ne kötü bir sırdaştır.” (Ebu Davud, Vitr 32)
13.
“Allah’ın adıyla… O’nun adıyla (hareket edildiğinde) yerde ve gökte hiçbir şeyin zararı dokunmaz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Tirmizî, Deavât 13)
14.
Allah'ım, düşmanların ellerinden kudretinle beni muhafaza et. Eşkıyanın kötülüklerinden beni muhafaza et. Kahredicilerin şerrinden Sana sığınırım. Zalimlerin zulmünden ve hasetçilerin hasedinden Sana sığınırım. Eşkıyanın ve müfsitlerin ve kötü kimselerin fenalıklarının şerrinden Sana sığınırım, Alemlerin Rabbine hamdü sena ederim.
15.
Allah'a ve O'nun peygamberlerine inandım. Allah birdir, Sameddir (hiçbir şeye muhtaç değildir). Doğurmamış ve doğrulmamıştır. O'na hiçbir şey denk değildir.
16.
Allah'ım, yöneticilerin zulmünden, şeytanın hilesinden, insanların hatasından, komşuların hasedinden, gözlerin şerrinden, hased edenin hasedinden ve fitneci kimselerin şerrinden Sana sığınırım.
17.
Bu dua savaşta düşmalara karşı okunması tavsiye olunmuştur. Bir müslümanı düşman olarak görerek bu ve benzeri duaları okumak, müslümanlara beddua etmek caiz görülmemiştir. Türkçe Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah’ım, gâlibiyetindeki üstünlük ve yakalamandaki şiddet hürmetine, yardımındaki sür’at hürmetine, haram kıldığın şeylerin işlenmesi sebebiyle gösterdiğin kıskançlık ve kızgınlık hürmetine, âyetlerinle Sen’den himâye isteyenleri himâye etmen hürmetine istiyoruz, yâ Allah, yâ Karîb (yakın olan), ey işiten, ey duâlara icâbet eden, ey hesâbı çabuk gören, ey Cebbâr, ey Mütekebbir, yâ Kahhâr ve ey yakalaması şiddetli olan. Ey azgınların kahrının âciz bırakamadığı, ey kralların, kisrâların ve fâcir düşmanların azgın inatçılarını helâk etmek kendisine zor gelmeyen; bana tuzak kuran kimsenin tuzağını kendi başına geçir, bana hile yapanın hilesini kendine çevir, benim için kuyu kazan kimseyi o kuyuya düşür, bana tuzak için ağ kuran kimseyi, ey Efendim kendisini o ağa uğrat, onu tuzağa av ve esîr yap! Allah’ım, Kâf-hâ-yâ-ayn-sâd hakkı için bize düşman korkusuna karşı yardım eyle. Onları helâk eyle, onları sevgili kullarına fedâ eyle, onları bugün ve yarın kısa zamanda belâlara uğrat. Allah’ım, birliklerini toz duman et. Allah’ım, topluluklarını dağıt. Allah’ım, sayılarını azalt. Allah’ım, keskinliklerini körelt. Allah’ım, belâları üzerlerine yağdır. Allah’ım, onlara azâbını ulaştır, ellerini bağla, kalblerini tut ve onları emellerine ulaştırma. Allah’ım, nebîlerine, rasullerine ve dostlarına yardım ederek düşmanlarını darma dağın ettiğin gibi onları da paramparça eyle. Allah’ım, düşmanlarına karşı sevgili kullarının öcünü aldığın gibi bizim de öcümüzü al. Allah’ım, bize karşı düşmanlara imkân verme, günahlarımız sebebiyle onları üzerimize musallat etme. (Yedi defâ: Hâ-mîm) İş kızıştı ve yardım geldi, artık onlar bize karşı yardım göremezler. Hâ-mîm Ayn-sîn-kâf, korktuğumuz şeylerden himâyemizdir. Allah’ım, gaflete düşürülmenin şerrinden bizi koru, bizi belâların mahalli eyleme! Allah’ım, emellerimizi ve ümidlerimizi bize lutfeyle/gerçekleştir. Yâ Hû, yâ Hû, yâ Hû! Ey fazlı sâyesinde istediğimiz, Sen’den duâlarımızı âcilen kabul etmeni istiyoruz. Âcilen istiyoruz. Allah’ım âcilen. İlâhî, bize icâbet eyle! Ey efendimiz Nûh -aleyhisselâm-’a icâbet eden, ey efendimiz Eyyûb -aleyhisselâm-’dan sıkıntıları gideren, ey efendimiz Zekeriyâ -aleyhisselâm-’ın duâsına icâbet eden, ey efendimiz Yûnus bin Mettâ -aleyhisselâm-’ın tesbihini kabul eden, bu kabul olan duâların esrârı hürmetine yaptığımız duâları bizden kabul etmeni ve istediğimiz şeyleri vermeni taleb ediyoruz. (Üç defâ: “Sen’den başka hiçbir ilâh yoktur. Sen’i tenzih ederim. Gerçekten ben zâlimlerden oldum.” (el-Enbiyâ, 87) diyen mü’min kullarına ettiğin vaadini bizim için gerçekleştir, yerine getir.) Allah en büyüktür, Allah’ın kılıcı onları kesecektir. Allah velî olarak yeter, Allah yardımcı olarak yeter, Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Güç ve kuvvet ancak yüce ve azamet sahibi Allah’ın yardımıyladır. “Bütün âlemlerde Nûh’a selam olsun!” (es-Sâffât, 79) (Üç defâ: Bize icâbet et, duâlarımızı kabûl eyle!) “Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” (el-En’âm, 45) “…Nitekim (o kasırga gelince) onların evlerinden başka bir şey görülmez oldu. İşte biz suç işleyen toplumu böyle cezâlandırırız.” (el-Ahkâf, 25) Allah, Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına tam olarak salât u selâm eylesin! Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
18.
Ebû Mûsâ radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bir topluluktan endişe duyduğu zaman şöyle dua ederdi: "Allahümme innâ nec‘alüke fî nühûrihim ve ne‘ûzü bike min şürûrihim: Allahım! Senin korumanı onlara karşı siper ediniyoruz. Onların şerlerinden sana sığınıyoruz." (Ebû Dâvûd, Vitir 30) Cenab-ı Haktan Yardım İstemek Peygamber Efendimiz çeşitli durum ve şartlara göre farklı dualar yapmış ve bunları ashâbına öğretmiştir. Sahâbe-i kirâm da öğrendikleri bu duaları kendilerinden sonraki nesillere öğretip belletmişler ve böylece zamanımıza kadar ulaşmasını sağlamışlardır. Allah onların hepsinden razı olsun. Dualar sadece hadislerde değil, aynı zamanda yüce kitabımız Kur'an'da da yer alır. Kur'ân-ı Kerîm bize daha önceki peygamberlerin dualarını da öğretir. Sevgili peygamberimizin sıkça yaptığı dualar daha sonraki dönemlerde me'sûr, yani Resûl-i Ekrem'den sünnet olarak nakledilen dualar şeklinde hem hadis kitaplarımızın ilgili bölümlerinde hem de dua ile ilgili müstakil eserlerde yer aldı. En yaygın olanlar ve en çok bilinenler dua demetleri olarak, herkesin ezberleyebileceği miktarda küçük kitapçıklar haline de getirildi. Tarikat mensuplarının günlük olarak okumayı itiyat edindikleri dualar da seçilmiş me'sûr dualardan yani Peygamber Efendimiz'in dualarından oluşur. Dilimizde daha çok "dua mecmuası" adı altında gördüğümüz kitaplar da bu sınıfa dahildir. Bütün bunlar şu gerçeği ortaya koyar: Müslümanın her işi, her hâli ve her anı Allah iledir. Çünkü dua Allah'a yakarış, O'na yöneliştir. Böylelikle kişi kendisini emniyette ve Allah'ın koruması altında hisseder ve hayatını buna göre sürdürür. Çünkü kul bu dualarda geçen Allah'ın güzel isimleri sayesinde korunur; onlarla Allah'a sığınır ve onlarla Allah'a yönelir. Peygamberimiz'in cihada çıkarken okuduğu duanın ne büyük bir yakarış ve teslimiyet ifadesi olduğunu açıkça görmekteyiz. İnsan ne kadar güç ve kuvvet sahibi olsa, ne kadar harp araç ve gereçlerine sahip bulunsa, Allah'ın desteği ve yardımı olmaksızın zafer kazanması mümkün değildir. Nitekim sayı ve kuvvetçe düşman ordularıyla kıyaslanmayacak derecede az olan nice İslâm ordularının kâfirleri yenip bozguna uğrattığı tarihimizin şehâdetiyle sabittir. Allah'ın yardımı ve desteği olmadan bu savaşların kazanılması mümkün değildir. Düşmanların müslümanlara karşı hazırladığı pek çok hile ve tuzaklar vardır. İnsan bunların her birini hissedip ona göre tedbir almaya güç yetiremeyebilir. Fakat yardımcısı Allah olan bir kimse  ve bir topluluk Cenâb-ı Hakk'ın izni ve inâyetiyle bu hile ve tuzaklardan kurtulur,  kâfirlere üstünlük sağlar. İşte bütün bunların gerçekleşmesine vesile olacak işlerden biri de duadır. Düşmanla savaşmak mecburiyeti hasıl olunca, bize düşen vazife bütün maddî hazırlıkları yapmak, gerekli tedbirleri almak ve bu yönde elden geldiğince gayret gösterip en küçük bir ihmale yer vermemektir. Bu tedbir ve hazırlıklar tamamlandıktan sonra da gönülden ve hâlis bir niyetle Cenâb-ı Hakk'ın yardım ve desteğini talep etmemiz gerekmektedir. Bu sonuncu görev en az birinciler kadar önemli olup, zafere ulaşmanın manevî gücüdür. Cihadla ilgili âyet ve hadislerde bu iki önemli alana aynı şekilde değer vermemiz gerektiği bize öğretilmektedir. Peygamberler de bir beşerdir. Birtakım şerli insanlardan ve onların şerlerinden endişe etmeleri, korku duymaları tabiîdir. Bu onların kahramanlıklarına ve Allah'a karşı sonsuz tevekkül içinde olmalarına aykırı bir durum değildir. Ayrıca insanların ve toplumların başına bu gibi haller geldiğinde ne yapacakları, nasıl davranacakları hususunda onları eğitip öğretmenin de bir vesilesidir. Peygamber Efendimiz bu hususlarda ashâbını ve ümmetini uyarmış ve onlara yol göstermiştir. Hadislerden Öğrendiklerimiz 1- Peygamber Efendimiz çeşitli zaman ve mekânlarda, o günün şartlarına uygun çeşitli dualar yapmıştır. 2- Dua, kulun elinden geldiğince tedbir almasına ve gerekli hazırlıkları yapmasına mani değildir. 3- Allah'a tam bir güven ve sarsılmaz bir iman içinde dua edilmelidir. 4- Zorluk, güçlük, sıkıntı ve darlık zamanlarında dua etmek daha faziletlidir. 5- Bir beşer olmaları hasebiyle peygamberlerin de korku ve endişe duymaları tabiîdir.
19.
Peygamberimiz (asm) göz değmesi ve nazara karşı hangi duaları okumuştur? Göz değmesi ve nazardan korunmak için neler yapmalıyız? Yekpare nazar duası Arapça ve Türkçe okunuşu, anlamı... Nazar ve göz değmesine karşı sizler için hazırladıklarımız: Peygamberimizin Nazara Karşı Tavsiye Ettiği Dualar Nazar Duası Arapça Görseli Nazar Duası (Nazar Ayeti) Türkçe Okunuşu Nazar Duası Anlamı Nazar Duası Dinle – Özel Hazırlanmış Video Felak, Nas, Ayetel Kürsi Surelerinin Arapça - Türkçe Okunuşu, Anlamı ve Video Dinle Mümin Suresi 1-3 Ayetlerin Arapçası, Türkçe Okunuşu, Anlamı Nazara Tedbir Olarak Okunacak Dua Sıkıntıdan Kurtulmak İçin Okunacak Dualar Peygamberimizin Okuduğu Nazar Duası Peygamberimizin (asm) göz değmesi ve nazar karşısında korunmak için neler yaptığını Ebû Said el-Hudrî (r.a.) şöyle anlatmaktadır: "Resulullah (a.s.m.) 'Cinlerin ve insanların nazarından Allah'a sığınırım.' gibi dualarla cinlerin nazarından, sonra da insanların nazarından Allah'a iltica ederdi. Sonra Muavvizetân (Felâk ve Nâs Sûreleri) inince bu sûrelere devam etti. Felak ve Nâs surelerinde varlıkların şerrinden Allah’a sığınılmaktadır. Hastalara ve nazar değenlere de bu sureler okunup Allah’tan şifa istenebilir. (Dualara aşağıda metinde ulaşabilirsiniz.) Ayrıca, Kalem suresinin 51. ve 52. ayetlerinin (Nazar Duası) de nazara karşı tedavi edici özelliğinin bulunduğu söylenmektedir. Alimler nazar değmelerine karşı Kalem suresinin 51 52. ayetlerini (nazar ayetleri) okumuşlar ve okunmasını tavsiye etmişlerdir. Ayetel kürsi namaz içinde sure şeklinde okunduğu gibi, dua olarak ihlas suresi, nas suresi ve felak sureleri ile birlikte okumanında iyi olduğu söylenmektedir. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Her kim akşam olunca Ha-mim el-Mü’min süresini baştan, 3. (dahil) ayetine kadar ve ayete’l-Kürsiyi okuyacak olursa bu iki Kur’an kıraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de aynı şeyleri sabahleyin okursa onlar sayesinde akşama kadar muhafaza edilirler.” (Tirmizi, Sevabu’l-Kur’an 2, (2882).) Nazara ve Göz Değmesine Karşı Okunacak Dualar 1- Kalem Suresi 51-52. Ayetler (nazar Ayeti) Nazar Duası Arapça: Nazar Duası Arapça: Nazar Duası Türkçe : Nazar Duası Türkçe : "Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semiûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun). Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn(âlemîne)." (Kalem Suresi 51-52) Nazar Duası Anlamı: Nazar Duası Anlamı: "Şüphesiz inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) “Hiç şüphe yok o bir delidir” diyorlar. Hâlbuki o (Kur’an), âlemler için ancak bir öğüttür." (Kalem Suresi 51-52) Nazar Ya da Göz Değmemesi için Okunacak Dua İsâbet-i ayna; nazar değmesine tedbîr olarak Allah’ın kitabında sekiz âyet vardır. Kul bunu okuduğu gün insan ve cinlerden hiç birinin nazarı değmez. Bunlar: Fâtihâtü’l-kitâb ki, yedi âyettir. Bir de Âyete’l-Kürsî. “Beğendiği bir şey gördüğünde bir mümin: derse ona nazar isabet etmez. (Beyhâkî, Şuab, IV, 90) 2- Felak Suresi Felak Suresi Arapça Felak Suresi Arapça Felak Suresi’nin Türkçe Okunuşu Felak Suresi’nin Türkçe Okunuşu Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- "Kul eûzu bi rabbil felak(felakı). 2- Min şerri mâ halak. 3- Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. 4- Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. 5- Ve min şerri hâsidin izâ hased." Felak Suresi’nin Anlamı Felak Suresi’nin Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- De ki: ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe sığınırım, 2- Yarattığı şeylerin şerrinden, 3- Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, 4- Düğümlere üfleyenlerin şerrinden, 5- Ve hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden. (Allah’a sığınırım). 3- Nas Suresi Nas Suresi Arapça Nas Suresi Arapça Nas Suresi’nin Türkçe Okunuşu Nas Suresi’nin Türkçe Okunuşu Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- "Kul eûzu bi rabbin nâs(nâsi). 2- Meliki’n-nâs. 3- İlâhi’n-nâs. 4- Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs. 5- Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs. 6- Mine’l-cinneti ve’n-nâs." Nas Suresi’nin Anlamı Nas Suresi’nin Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- "De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. 2- İnsanların malikine, 3- İnsanların (gerçek) ilahına; 4- İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. 5- O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünce, şüphe) vesvese verir. 6- Gerek cin, gerekse insanlardan (olan vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım.)" 4- Mümin Suresi 1-3 Ayetler Mümin Suresi 1-3 Ayetlerinin Türkçe Okunuşu Mümin Suresi 1-3 Ayetlerinin Türkçe Okunuşu 2- Tenzîlu-lkitâbi mina(A)llâhi-l’azîzi-l’alîm(i) . 3- Ġâfiri-żżenbi ve kâbili-ttevbi şedîdi-l’ikâbi żî-ttavl(i)(s) lâ ilâhe illâ hu(ve)(s) ileyhi-lmasîr(u) Mümin Suresi 1-3 Ayetlerinin Anlamı Mümin Suresi 1-3 Ayetlerinin Anlamı 1- Hâ. Mîm. 2- Bu kitap, kudreti dâimâ üstün gelen ve her şeyi hakkiyle bilen Allah tarafından parça parça indirilmektedir. 3- O Allah, günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, cezalandırması şiddetli, bununla birlikte lutuf ve ihsânı çok geniş olandır. O’ndan başka ilâh yoktur. Dönüş yalnız O’nadır. 5- Ayetel Kürsi Ayetel Kürsi Arapça Okunuşu Ayetel Kürsi Arapça Okunuşu Ayetel Kürsi'nin Türkçe Okunuşu Ayetel Kürsi'nin Türkçe Okunuşu Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- "Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yü-hîtûne bi'şey'in min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim." Ayetel Kürsi’nin Anlamı Ayetel Kürsi’nin Anlamı Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. Ayetel Kürsi'yi okumanın fazileti ve sırları, anlamı, tefsiri ve Ayetel Kürsi'nin faydaları hakkında hadisler ile detaylı bilgi için tıklayınız... Haber: Mehmet Sait Temel
20.
Sihir veya büyü literatürde el çabukluğu, göz boyama ve yaldızlı sözler söyleme yoluyla gerçekleştirilen hile ve aldatma işi ya da şeytanla yakınlık kurup ondan yardım alma ve nesnelerin şeklini değiştirme iddiası şeklinde tanımlanmıştır.  Sihir faaliyetlerinin, dini değerlerle bir bağlantısı olmadığı gibi bu işlerle uğraşanlar ahlaki bir amaç da gözetmezler. Bu tür uğraşılardaki temel hedef, çıkar sağlamaktır. Büyü ve Sihir Yapanların Ahirette Nasibi Yoktur İslam dini, büyük günahlar arasında saydığı sihri şiddetle yasaklamış, Kur’an-ı Kerim’de sihir yapanların ahiretten nasibi olmadığı ve bunu yapanların şerrinden Allah’a sığınılması gerektiği vurgulanmıştır (Bakara, 2/102; Felâk, 113/4). Hz. Peygamber (s.a.s.) de sihir yapmayı yedi büyük günah arasında saymıştır (Buhârî, Vesâyâ, 23; Müslim, İman, 145). Cahiliye devrinde sihir/büyü çok yaygındı. Cincilik, kâhinlik, yıldızlardan hüküm çıkarmak, fal oklarına başvurmak, iplere düğüm atıp üflemek gibi işlemler yapılırdı. Müşrikler bu durumun da etkisiyle işi, Kur’an’ın bir sihir eseri olduğunu ileri sürmeye kadar vardırmışlardı (Sâd, 38/4; Zârîyât, 51/52). Büyü ve Sihirden Korunmak için Okunacak Dualar Sihire ve büyüye karşı en etkili çözüm, Allah’a sığınmak ve ona güvenmektir. Hz. Peygamber (s.a.s.), her şeyin şerrinden Allah’a sığınarak sürekli Felâk ve Nâs sûreleri ile Âyete’l-kürsî’yi okumuştur (Buhârî, Vekâle, 10; Fezâilü’l-Kur’an, 10; Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an, 3). Nazar, Büyü ve Benzeri Olumsuzluklardan Korumak için Dua Peygamberimiz (s.a.v) torunları Hz. Hasan ve Hüseyin’i (r.a.) nazar, büyü ve benzeri olumsuzluklardan korumak için şu duayı okumuştur: أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّة “Her türlü şeytan ve zehirli hayvanlardan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.” (Buhârî, Ehâdîsu’l-enbiyâ, 10; bkz: İbn Mâce, Tıb, 36). 2- Felak Suresi Felak Suresi Arapça بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ﴿٥ Felak Suresi’nin Türkçe Okunuşu Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- Gul e’ûzu bi-Rabbi’l-felak. 2- Min şerri mâ halak. 3- Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. 4- Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. 5- Ve min şerri hâsidin izâ hased. Felak Suresi’nin Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- De ki: ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe sığınırım, 2- Yarattığı şeylerin şerrinden, 3- Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, 4- Düğümlere üfleyenlerin şerrinden, 5- Ve hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden. (Allah’a sığınırım). 3- Nas Suresi Nas Suresi Arapça بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِۙ ﴿٢﴾ اِلٰهِ النَّاسِۙ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦ Nas Suresi’nin Türkçe Okunuşu Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs. 2- Meliki’n-nâs. 3- İlâhi’n-nâs. 4- Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs. 5- Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs. 6- Mine’l-cinneti ve’n-nâs. Nas Suresi’nin Anlamı Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. 2- İnsanların malikine, 3- İnsanların (gerçek) ilahına; 4- İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. 5- O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünce, şüphe) vesvese verir. 6- Gerek cin, gerekse insanlardan (olan vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım.) 4- Ayetel Kürsi Ayetel Kürsi Arapça Okunuşu بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ Ayetel Kürsi'nin Türkçe Okunuşu “Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yü-hîtûne bi'şey'in min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim. Ayetel Kürsi’nin Anlamı Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. Büyü ve Sihirden Kurtulmak için Ne Yapmalıyız? Duaları okumanın yanında büyüye maruz kalan kimsenin, şifayı Allah’tan umarak güvendiği insanlara müracaatla kendisine Kur’an okutması ve dua ettirmesinde bir sakınca yoktur. Din İşleri Yüksek Kurulu 28 Eylül 1979 tarih ve 1883 sayılı kararında, Cenab-ı Hak’tan şifa umarak hastalara Kur’an-ı Kerim ve şifa ile ilgili dualar okumanın câiz, halkı kandırmak ve gaipten haber vermek amacıyla üfürükçülük yapmanın ise dinen yasak olduğunu belirtmiştir.
21.
Ziyâd İbni İlâka’nın rivayetine göre amcası Kutbe İbni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi: Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua ederdi: اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ مُنْكَرَاتِ الْأَخْلَاقِ، وَالْأَعْمَالِ، وَالْأَهْوَاءِ “Allâhümme innî eûzü bike min münkerâti’l-ahlâki ve’l-a‘mâli ve’l-ehvâ" "Allah’ım! Kötü ahlâklı olmaktan, fena işler  yapmaktan ve yanlış inançlara sapmaktan sana sığınırım.” (Tirmizî, Daavât 126) Hadisin Açıklaması Hadîs-i şerîfte Peygamber aleyhisselâm üç şeyden Cenâb-ı Hakk’a sığınmaktadır. İlki kötü ahlâk olup bunlar kibir, haset, kendini beğenmek, başkalarına zulmetmek gibi dinin çirkin görüp kesinlikle yasakladığı, akl-ı selîm sahibi kimselerin de kötülüğünü kabul ettiği davranışlardır. İkincisi fena işler olup bunlar da içki içmek, Allah’ın haram kıldığı şeyleri alıp satmak, zina etmek gibi fiillerdir. Üçüncüsü de yanlış inançlardır. Bunlar Peygamber aleyhisselâm’ın getirip tebliğ ettiği ve esaslarını açıkladığı İslâm Dini’nde bulunmayan, Ehl-i sünnet görüşlerine uymayan, sonradan uydurulup ortaya atılan bozuk inançlardır. Sayılan bu üç hususun her biri müslümanın aklını kullanarak şiddetle kaçınacağı tavır, hareket ve düşünceler olduğu halde Resûl-i Ekrem Efendimiz onlardan yine de Allah’a sığınmakla bize şunu hatırlatmaktadır: İnsan şahsî gayreti ve çabasıyla bu kötülüklerden uzak durmaya çalışacak, bununla beraber onlardan korunabilmek için yine de Cenâb-ı Hakk’ın yardımını isteyecektir. Zira onun lutfu ve inâyeti olmadan kötülüklerden korunmak mümkün değildir. Hadisten Öğrendiklerimiz Mü’min kötü ahlâktan, fena davranışlardan ve bozuk inançlardan uzak duracaktır. Bununla beraber kendisine güzel ahlâk ve davranışlar nasip ederek kötülüklerden koruması için Allah Teâlâ’dan yardım isteyecektir.
22.
Arapça okunuşu: Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, duâlarında: للَّهُـمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَمِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ، وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ، وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ Türkçe okunuşu: "Allâhümme innî eûzü bike min azâbi’l-kabr ve min azâbi nar ve min fitneti’l-mahyâ ve’l-memât ve min şerri fitneti’l-mesîhi’d-deccâl." “Yâ Rabbi! Kabir azâbından, Cehennem azâbından, hayatın ve ölümün iptilâlarından ve kör Deccâl’in fitnesine uğramaktan Sana sığınırım!”[1] [1] Buhârî, Cenâiz, 88; Müslim, Mesâcid, 128-134.
23.
Cinlerin varlığı haktır. Ancak mahiyetleri konusunda fazla bir şey bilinmemektedir. Cinler, duyu organlarıyla algılanamayan varlıklar olduğu için, onlar hakkındaki tek bilgi kaynağı vahiydir. Kur’an-ı Kerim ve sahih hadisler, cinlerden bahsetmektedir. Cin Suresi (72/6,13) Meali Allah’ın kudreti karşısında hiçbir varlığın gücü yoktur. (Bakara, 2/102) Allah’a sığınan bir kimseye O dilemedikçe hiçbir şey zarar veremez. (Cin, 72/13) Fakat Allah’a sığınma yerine cinlere sığınan, onlara boyun eğen kimseleri de cinlerin, vesvese vermek suretiyle etkileyebileceklerine, “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.” (Cin, 72/6) mealindeki âyet işaret etmektedir. Büyü ve Cinlerden Kurtulmak için Okunacak Ayetler Cinler de insanlar gibi Allah’a kulluk görevi olan, ancak yaratılışları gereği insanlardan farklı yapıdaki varlıklardır. Cinler, Allah’ın izni olmadıkça kimseye zarar veremezler. Onlar gaybı bilmezler. İnsandan farklı yönleri, hızlı hareket kabiliyetleri ve kendilerini görmediğimiz hâlde bizi görebilmeleridir. Allah Teala, Felâk ve Nâs sûrelerinde, “karanlığı çöktüğünde gecenin”, “düğümlere üfleyenlerin” ve “cin ve insanlardan insanların kalbine vesvese veren sinsi vesvesecilerin şerrinden” Allah’a sığınılmasını istemiştir. Hz. Peygamber de hayatı boyunca her şeyin şerrinden Allah’a sığınarak sürekli Felâk ve Nâs sûrelerini ve Âyete’l-Kürsî’yi okumuştur. (Buhârî, Vekâle, 10; Fezâilü’l-Kur’an, 10; Tirmizî, Tıb, 16)
24.
“Allah teâlâ buyuruyor: Ümmetine söyle! On defa sabahleyin: Türkçe Okunuşu: La havle vela kuvvete illa billah «Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taate kuvvet bulmak, ancak Allah’ın tevfik ve yardımıyladır.» desinler, on defa akşamleyin, on defa da yatarken... Yatarken demeleri mukabilinde dünyâ belâları onlardan def olunur. Akşam demeleri mukabilinde şeytanın tuzaklarından kurtulurlar. Sabahleyin demelerine mukabil gadabımdan mahfuz kalırlar.” (Ali el-Müttakî, no: 3607)
25.
“Kuzey rüzgârı şiddetlendiği zaman Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Allah’ım bu rüzgârın, onun içindekilerin ve onunla gönderdiğin şeylerin hayrını istiyorum. Onun, içindekilerin ve onunla gönderdiğin şeylerin şerrinden Sana sığınırım.” (Müslim, İstiska, 15)
26.
Ebû’l-Yeser'in (r.a.) okuduğu rivayet edilen duanın Arapçası ve anlamı... Ebû’l-Yeser (r.a.) Kimdir? Ebû’l-Yeser (r.a.), Ensar’dandır. İkinci Akabe Biatı’na katılmıştır. Peygamberi­mizle birlikte bütün savaşlara iştirak eden bir sahabidir. Bedir Savaşı’nda çok büyük kahra­manlıklar göstermiştir. Afetlerden Muhafaza için Dua اَللّٰهُمَّ إني أعُوذُ بِكَ مِنَ الهَدْمِ، وأعُوذُ بِكَ مِنَ التَّرَدِّي، وأعُوذُ بِكَ مِنَ الغَرَقِ وَالحَرَقِ وَالهَرَمِ، وَأعُوذُ بِكَ أنْ يَتَخَبَّطَنِي الشَّيْطانُ عِنْدَ الْمَوْتِ، وأعُوذُ بِكَ أنْ أمُوتَ فِي سَبِيلِكَ مُدْبِراً، وأعُوذُ بِكَ أنْ أمُوتَ لَدِيغاً "Allah’ım binâ yıkıntısından, uçuruma düşmekten sana sığınırım. Allah’ım boğulmaktan, yangından ve (aşırı) yaşlılıktan sana sığınırım. Ölüm sırasında şeytanın beni çarpmasından sana sığınırım. Senin yolundan ayrılarak ölmekten sana sığınırım. Zehirlenip ölmekten sana sığınırım." (Ebû Dâvud, Müsned., II, 92, nr. 1552) Her Türlü Belaya Karşı Okunabilecek Dua İbn Ömer -radıyallâhu anh-; Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, her türlü bela ve musibete karşı sabah-akşam şöyle dua etmeyi asla terk etmezdi, demiştir: Türkçe Okunuşu: “Allâhümme innî es’elüke’l-‘âfiyete fi’d-dünyâ ve’l-âhirati. Allâhümme innî es’elüke’l-‘afve ve’l-‘âfiyete fî dînî ve dünyâye ve ehlî ve mâlî. Allâhümme’stür ‘avrâtî ve âmin rav’âtî. Allâhümme’hfaznî min beyni yedeyye ve min halfî ve ‘an yemînî ve an şimâlî ve min fevkî. Ve e’ûzü bi ‘azametike en üğtâle min tahtî.” “Allah’ım! Senden dünya ve ahirette sağlık ve esenlik istiyorum. Allah’ım! Senden dinimde, dünyamda, ailemde ve malımda af ve afiyet istiyorum. Allah’ım! Eksiklerimi, kusurlarımı ve ayıplarımı ört, korku ve endişelerimi güvene ve huzura çevir. Allah’ım! Beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden (gelebilecek her türlü bela ve musibete karşı) muhafaza eyle. Altımdan kahrına uğramaktan (depremden) senin azametine sığınırım.”  (Ebû Davud, Edeb, 110; İbn Mâce, Duâ, 14) Belalara Karşı Okunabilecek Dua Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Allah -celle celâlühû-’ya şöyle sığınmıştır: Türkçe Okunuşu: “Allâhümme innî e’ûzü bike mine’t-teraddî ve’l-hedmi ve’l-ğarakı ve’l-harîkı.Ve e’ûzü bike en yetehabbetaniye’ş-şeytânü ‘ınde’l-mevti. Ve e’ûzü bike  en emûte fî sebîlike müdebbiran. Ve e’uzü bike en emûte ledî’ğan.” “Allah’ım! Yüksekten düşmekten, göçükten/göçük altında kalmaktan, boğulmaktan, yangından Sana sığınırım. Allah’ım! Ölüm anında şeytana çarpılmaktan Sana sığınırım. Allah’ım! Senin yolundan dönerek ölmekten Sana sığınırım. Allah’ım! Yılan sokması ile ölmekten Sana sığınırım.”  (Nesâi, es-Sünenü’l-Kübrâ, İstiaze, 65, No:7972)
27.
بِسْمِ اللّٰهِ الَّذِى لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim
Cenab-ı Hak “Her canlı bir gün ölümü tadacaktır” buyuruyor. Ancak ölümün ne zaman ve ne şekilde geleceği de ancak onun bilgisi dahilinde. Öyle anlar var ki inanılmaz kazalarda “kesin ölmüştür” denilen insanlar, mucizevi bir kurtuluş yaşarken hiç beklenilmeyen bir anda ani ölümler yaşanabiliyor. Olası kazaları önleyecek maddi tedbirleri almak tevekküle riayet etmenin bir gereğidir. Bununla birlikte Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz maddi tedbirlerin yanı sıra manevi tedbirleri almayı da ümmetine tavsiye ediyor. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Kim her sabah ve her akşam üç defa: "İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O her şeyi işitir ve bilir» derse, ona hiçbir şey zarar vermez.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 101/5088; Tirmizî, Deavât, 13)
28.
Öncelikle bizleri cehennem azabından koruyacak ilk şey salih bir kul olmaktır. Salih kul, Allah'ın (c.c) emirlerini yerine getiren Peygamber Efendimizin (s.a.v) sünnetine tam bir iman ile tabi olan ve ona uyan, yaşayan kimsedir. Bu sebeple bizler tüm görevlerimizi yerine getirdikten sonra namazlarımızda ve günlük hayatımızda edebileceğimiz Kur'an'da geçen kıymetli bu duayıda okuyabilir kabul olması umuduyla Allah'a (c.c) niyazda bulunabiliriz. Furkan suresi 65. ayet: رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا Türkçe Okunuşu: "...Rabbenâsrif annâ azâbe cehenneme inne azâbehâ kâne garâmâ(garâmen)." “...Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helâktir!”
29.
Vesveden kurtulmak için okunacak duanın Arapçası, Türkçe okunuşu ve anlamı... بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِۙ ﴿٢﴾ اِلٰهِ النَّاسِۙ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦ Türkçe Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs. 2- Meliki’n-nâs. 3- İlâhi’n-nâs. 4- Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs. 5- Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs. 6- Mine’l-cinneti ve’n-nâs. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. 2- İnsanların malikine, 3- İnsanların (gerçek) ilahına; 4- İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. 5- O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünce, şüphe) vesvese verir. 6- Gerek cin, gerekse insanlardan (olan vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım.)
30.
Mısır ülkesini Firavun âilesi idâre ediyordu. Bunlar zâlim ve kibirli kimselerdi. Huduttan, yabancı ve güzel bir kadın şehre girdiği zaman, hemen Firavun’a bildirilirdi. Evli ise kocası öldürülür, eğer erkek kardeşi var ise, kadın ondan istenirdi. İbrâhim (a.s.) yanında Sâre vâlidemiz olduğu hâlde huduttan geçince, yine saraya haber gitti. Cemâl sâhibi bir kadının Mısır’a girdiği bildirildi. Sâre vâlidemizi alıp saraya götürdüler. Bu hususla alâkalı olarak bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulur: “Sâre (r.a.) saraya girince, hemen abdest aldı ve iki rekât namaz kılmak üzere huzûr-i ilâhîye durdu. Namazı bitirince Cenâb-ı Hakk’a şöyle ilticâ etti: «Ey Allâh’ım! Ben, Sana ve Sen’in peygamberine inanmış, iffetimi de zevcimden başkasına karşı titizlikle korumuş bir kulun isem, şu kâfiri bana musallat etme!»” (Buhârî, Büyû’, 100) Firavun, Sâre’nin (r.a.) yanına yaklaşmak istedi. Birden nefesi kesildi. Felç oldu. Çünkü Allâh, Sâre’yi (r.a.) onun şerrinden korumaktaydı. Bu, birkaç defâ tekrar etti. Firavun, korkusundan onu serbest bıraktı. Câriyesi Hâcer’i de hediye olarak ona verdi. Buna hayret eden etrâfına: “–Bu kadın bir cinnîdir. Yakınımda biraz daha kalsa, neredeyse helâk olacaktım. Zararından korunmak için ona Hâcer’i verdim!” dedi. İffet, hayâ ve edebi muhâfaza ile ilgili ne güzel bir misal… Âyet-i kerîmede buyrulur: “Sabır ve namaz ile Allâh’tan yardım isteyin…” (el-Bakara, 45)

Korunma ve Sığınma Duaları 30 duadan oluşur. Alttaki "Görünüm" seçicisinden uygulamadaki beş okuma modundan birini seçebilirsiniz (Arapça · Arapça + Meal · Arapça + Okunuş + Meal · Okunuş · Okunuş + Meal); Önceki/Sonraki ile dualar arasında gezinebilir, dilerseniz sayfa sayfa okuyabilir, yazıyı büyütüp seti favorilerinize ekleyebilirsiniz. Diğer setler için Dualar.

Duaları uygulamada da okuyun

Çevrimdışı indirme, kilit ekranı kontrolleri ve arka planda kesintisiz dinleme için ücretsiz ve reklamsız 3ondokuz uygulamasını indirin.

Uygulamayı İndir